Hem markanın hem de içeriği üreten kişinin hesabı adına yayınlanan reklam. Normal reklamdan farkı: gönderinin üstünde iki isim birden görünür — sosyal kanıt markadan değil, creator'ın hesabından gelir.
Bir gönderiyi reklam olarak yayınlayabilmen için gereken onay. İki yolu var: creator profilini baştan izne açar (tam profil izni) ya da sen o tek gönderi için istek gönderirsin.
Hub'ın her içeriğe verdiği durum etiketi. “Reklam hazır” o gönderiyi bugün yayına alabileceğin anlamına gelir; “İlgilenmenizi gerektiriyor” önünde bir engel — çoğu zaman eksik izin — olduğunu söyler.
Bir gönderiyi ya da mevcut bir reklamı işaret eden kimlik (ad code / post ID). Hub'da arşivi ararken de, Ads Manager'da “tam olarak o gönderiyi” seçerken de tuttuğun tek ip ucu budur.
Çoğu marka reklam üretimini bir prodüksiyon problemi gibi yönetiyor: brief yaz, çekim ayarla, kurgula, teslim al. Meta'nın yeni Partnership Ads Hub'ı problemi baştan tanımlıyor. Markanı ya da ürününü etiketleyen her gönderi — müşteri, creator, influencer, çalışan — tek bir ekranda toplanıyor ve her birinin yanında tek bir soru duruyor: bunu reklam olarak yayınlama hakkın var mı?
Hub'ın ana ekranı zaten bu cevaba göre ikiye ayrılmış hâlde açılıyor:
Ekrandaki hesapta toplam 553 içerik var ve bunun yalnızca 132'si bugün yayına alınabilir durumda. Geri kalan 421'i bir eksik yüzünden bekliyor — ama o eksik çekim değil, izin. Bu tek oran sunumun tezini anlatıyor: elinde dörtte üçü kullanılmayan bir kreatif stoğu var ve o stoğu açan şey bir kamera değil, bir onay.
Şimdi zinciri baştan sona, gerçek ekranlarla kuruyorum.
Ads Manager'ın sol menüsünden Partnership Ads Hub'ı açıyorsun (kapaktaki ekranda kırmızıyla işaretli), sonra İçerik sekmesine giriyorsun. Hub, markanı ya da ürününü içeren her gönderiyi listeliyor.
Bu ekranın en kolay atlanan parçası en üstteki arama kutusu. Orada şu yazıyor: “Anahtar sözcük, reklam kodu, gönderi kodu veya gönderi URL'sine göre arayın.” Yani Hub bir keşif akışı değil, bir arşiv sorgusu. Aklındaki gönderiyi biliyorsan doğrudan onu çağırıyorsun; bilmiyorsan filtreleyip listeyi daraltıyorsun.
Peki bu neden çekimden daha iyi bir başlangıç? Üç sebebi var:
Bir içeriğe tıkladığında sağda o gönderinin künyesi açılıyor. Bu ekran sunumun kalbi: gönderiyi izlerken aynı anda onu yayına alıp alamayacağını da okuyorsun.
Bu paneldeki dört satır, tüm kararı verdiren dört satır. Ne söylediklerine tek tek bakalım:
Kullanım hakkın yoksa içeriğin altında “İzin yok” yazıyor ve yanında tek bir buton duruyor: izin iste. Butona bastığın an creator'a istek gidiyor. O onayladığı anda içeriğin durumu “Reklam hazır”a dönüyor. Sonra Ads Manager'da ortaklık reklamı anahtarını açıp gönderi kodunu giriyorsun ve o gönderi birebir yayına çıkıyor.
Zincirin görünmeyen tarafı burada. Bugüne kadar bu iş DM'de dönüyordu — ve DM'de dönen her süreç aynı üç yerden kırılır:
Sorup cevabı ekran görüntüsüyle arşivliyorsun. Kim ne zaman neye izin verdi, kayıt sende ve dağınık. Creator hesabını kapatırsa ya da fikrini değiştirirse elinde bir teyit ekranı kalıyor. Ölçeklenmiyor: otuz içerik, otuz ayrı konuşma.
İzin içeriğin kendi kaydında bir durum olarak duruyor. Kim izin verdi, hangi kapsamda ve hâlâ geçerli mi — hepsi aynı ekranda. Yeni bir içerik geldiğinde durum otomatik hesaplanıyor; sen sadece bekleyen listesine bakıyorsun.
Bir de sıralama kazancı var. Eskiden önce içeriği beğenir, sonra izin için yazar, sonra cevap bekler, en sonda yayına alırdın — arada geçen süre çoğu zaman içeriğin güncelliğini de öldürürdü. Şimdi izin durumu en başta görünüyor. Yani listeye baktığın ilk saniyede hangi içeriğin bugün yayına girebileceğini biliyorsun; bekleyecek olanları ayrı bir kuyruğa alıyorsun.
Bu güncelleme büyük, çünkü çoğu marka sürekli sıfırdan yeni reklam üretmeye çalışıyor. Oysa artık tüm geçmişine dönebiliyorsun. Markanı etiketleyen içeriğin dört ayrı kaynağı var ve dördü de aynı havuzda birikiyor:
Hepsi potansiyel reklam. Bu yüzden Partnership Ads Hub şu an en düşük eforlu kreatif fırsatı. Meta'nın Türkiye ekibi de ortaklık reklamları için kendi rakamlarını yayımlıyor:
Görseldeki üç rakam: ortaklık reklamlarıyla %35 ROAS iyileşmesi, %99 ihtimalle standart reklamlardan daha iyi performans ve %71 marka bilinirliği ile satın alma niyetinde artış. Bunlar Meta'nın kendi pazarlama malzemesinden geliyor; senin hesabında birebir çıkacağının garantisi değil, yönün göstergesi. Ama yönü açıklayan mekanizma sağlam ve sen de test edebilirsin:
Yeni bir çekim yapmana gerek yok. 50 creator'a brief göndermene gerek yok. “Şu an ne native durur” diye tahmin yürütmene de gerek yok. Zaten işe yarayan içeriği bulup direkt yayına alıyorsun. Üçünün de neden gereksizleştiğine tek tek bakalım:
Ama burada dürüst olalım. Bir markanın üretmesi beklenen kreatif format listesi hâlâ uzun:
Buradaki iddia “kreatif üretmeyi bırak” değil. Bu dokuz kutunun çoğunu hâlâ senin üretmen gerekiyor — kurucu videosunu creator çekmez, VSL kendi kendine yazılmaz. Değişen şey sıralama: önce arşivini tarayıp bu listede hangi kutuların zaten dolu olduğunu görüyorsun, sonra sadece boş kalanlara bütçe ayırıyorsun. Üretim bütçen aynı kalırken kapsadığın alan büyüyor — kazandığın şey para değil, kapsam.
Buraya kadar olan her şey kreatif tarafıydı. Ama bir kreatif kaynağının gerçekten kaynak olup olmadığına Hub karar vermiyor. Karar Ads Manager'daki şu tabloda okunuyor:
Tablodan çıkarılacak asıl ders satırların ortalaması değil, aralığı. Aynı hesapta, aynı 30 günde, alışveriş başına maliyet 300 TL ile 940 TL arasında; ROAS 52 ile 17 arasında değişiyor. Ortalama 21 diyor — ama hesabı taşıyan şey ortalama değil, üstteki birkaç satır. Yeni bir kreatif kaynağının işi de zaten budur: ortalamayı biraz iyileştirmek değil, o üst satırlara bir aday daha koymak.
Ortaklık reklamlarını bu tabloda ölçebilmek için üç şey yapman gerekiyor:
Hub'a tek bir ekran gibi bakarsan yeni bir sekme görürsün. Zincir gibi bakarsan gördüğün şey başka: markanın kreatif tedarikinin, ilk kez, dışarıdan içeriye doğru akan bir hattı var.
Zincirin her halkası bir öncekinin çıktısını değerli kılıyor. Etiketli içerik olmadan Hub boş kalır; Hub olmadan içerik dağınık kalır; izin olmadan içerik kullanılamaz; “Reklam hazır” olmadan Ads Manager'a giremez; performans tablosu olmadan da hangi halkanın gerçekten işe yaradığını bilemezsin.
Ve en sevdiğim tarafı şu: hiçbir halka tek başına dâhice değil. İzin istemek sıradan, arşiv taramak sıradan, kampanya adlandırmak sıradan. Onları olağanüstü yapan şey aynı hatta ve doğru sırada dizilmiş olmaları. Sende eksik olan büyük ihtimalle bir araç değil — hattın kendisi.
…ve sende nasıl karşılık bulur
Erkam Badanka
Ben Erkam Badanka. EB Digital'da ekibimle birlikte e-ticaret markalarının reklam, kreatif ve büyüme süreçlerini yönetiyorum. Bugün Türkiye ve global pazarlarda markalarla çalışıyor, aylık $400.000+ reklam bütçesi yönetiyoruz.
Meta Ads, kreatif strateji, CRO, Google Ads ve retention süreçlerini birbirinden bağımsız kanallar olarak değil, tek bir büyüme sistemi olarak ele alıyoruz.
EB Digital'ın markaları nasıl analiz ettiğini, reklam ve kreatif süreçlerini nasıl yönettiğini ve büyüme sistemimizin nasıl çalıştığını görmek istiyorsan aşağıdan inceleyebilirsin.
Sistemi Keşfet →
E-ticaret, performans pazarlama ve kreatif strateji üzerine araştırmalar, vaka analizleri ve dokümanlar.
İletişim:
erkam@ebdigital.co
Hızlı Linkler
Yeni Dokümanlardan Haberdar Ol
Meta Ads, kreatif strateji ve e-ticaret üzerine yayınladığım yeni vaka analizleri ve rehberleri e-postana göndereceğim.
(Spam yok. Yalnızca gerçekten paylaşmaya değer yeni içerikler.)
NOT FACEBOOK: This site is not a part of the Facebook website or Facebook Inc. Additionally, This site is NOT endorsed by Facebook in any way. FACEBOOK is a trademark of FACEBOOK, Inc.