Ürünü ücretsiz olarak çok sayıda içerik üreticisine göndermek. Hedef tek bir büyük paylaşım değil, aynı anda yüzlerce küçük paylaşım.
Takipçisi az ama kitlesiyle aynı hayatı yaşayan üretici. Ünlü hayranlık üretir, nano influencer güven üretir. Satış ikincisinden gelir.
Creator videosuna ürün linki ekler, o linkten gelen her satıştan komisyon alır. Marka da creator'lara doğrudan buradan ulaşır.
Creator'a verilen "şunlardan bahset" listesi. Kelimesi kelimesine metin değil, çekimin iskeleti.
Bu kampanyayı anlamadan önce markayı tanıman lazım. Çünkü Owala küçük bir marka değil ve bu büyüme bir anda gelmedi.
Particl'ın pazar raporuna göre Owala'nın aylık satış adedi 2024'ün ilk sekiz ayında %400'ün üzerinde, geliri %200'ün üzerinde arttı. Ve bu gelirin %87'si tek bir üründen geliyor: FreeSip.
Kampanyanın ürünü de tam olarak bu: FreeSip'in yeni versiyonu, FreeSip® Sway. Sitede 26,99 $'dan başlıyor ve 4.000'den fazla yorumu var.
Benim en dikkatimi çeken şey ürün sayfasının altı oldu. Owala tek matara satmaya çalışmıyor. Hemen altında üçlü bir set öneriyor: tek tıkla sepete 80,97 $.
Ve creator tarafı reklamın yerine geçmiyor, yanında duruyor. Owala'nın şu an Meta'da yaklaşık 250 aktif reklamı var.
Son dönemde Owala'yı her yerde görmenin sebebi tesadüf değil.
Ekipleri bir ayda 4.000'den fazla matarayı TikTok'taki küçük içerik üreticilerine gönderdi. Amaçları en çok satan FreeSip modelinin yeni versiyonunu tanıtmaktı.
Ama bu sunumun konusu 4.000 rakamı değil. Parası olan her marka 4.000 kutu gönderebilir.
Owala'yı ayıran şey, o kutuların yanına koyduğu şeydi.
Önce şunu fark et: ortada yeni bir ürün yok. En çok satan modelin güncellemesi var.
Bu aslında daha zor bir iş. Çünkü izleyicinin bir kısmı eski modeli zaten kullanıyor, bir kısmı hiç duymamış. Aynı videoyla ikisine birden konuşman gerekiyor.
Ve bugün TikTok'ta "Owala" aratınca hâlâ aynı tabloyu görüyorsun: ürünü elinde tutan, kutusunu açan, özelliğini gösteren sıradan insanlar.
Ama asıl olay bundan sonra başladı.
Bu içeriklerden 16'dan fazlası 1 milyon izlenmeyi geçti. TikTok Shop panelinde izlenmeler arka arkaya şöyle diziliyor:
Senaryonun iki basit bölümü vardı.
Birincisi: ürün geliştirmelerini göster. Creator yeni matarayı eline alıyor ve yapılan iyileştirmeleri tek tek gösteriyor:
Kamera ürünün üstünde, el özelliği gösteriyor, ekranda tek satır yazı. Buraya kadar yeni bir şey yok. Her ürün videosu özellik gösterir.
Fark ikinci bölümde.
İkincisi: bu özellikleri müşteri şikâyetlerine bağla.
Yani sadece "bakın, yeni özelliğimiz bu" demiyorlar. Onun yerine şu hikâyeyi anlatıyorlar:
Ve dikkat et, şikâyetler uydurma değil. Eski FreeSip'i kullanan herkesin bildiği iki dert var: kilitliyken sapından taşıyamıyorsun ve sap sadece iki parmak alıyor. Sway'de ikisi de değişmiş.
Bizim çalıştığımız e-ticaret markalarında da creator brief'ine ilk yazdığımız şey bu tablo oluyor: en sık şikâyet hangisi, ürün buna nasıl cevap veriyor. Özellik listesi ondan sonra geliyor.
Ve kritik nokta şu: bu videoların hiçbiri organik değildi. Owala üç şeyi aynı anda yaptı.
Yani creator'a sadece ürün gönderip "bir video çekersin" demediler. Ne anlatması gerektiğinin çerçevesini de verdiler.
Bence fark tam burada: ürün tek başına bir hediye. Ürün + senaryo + komisyon ise bir iş teklifi.
Bizim çalıştığımız e-ticaret markalarında da creator'a giden paketi hep bu üçlüyle düşünüyoruz: ürün, tek sayfalık çerçeve ve satıştan pay. Biri eksik olunca video ya gelmiyor ya da gelen video satmıyor.
Sonuç?
En iyi performans gösteren videolardan biri, creator'a 40.000 doların üzerinde komisyon kazandırdı.
Yani sistem iki taraf için de çalışıyor. Marka binlerce creator üzerinden içerik ve satış üretiyor. Creator ise iyi içerik ürettikçe doğrudan satıştan para kazanıyor.
Kimse kimseye iyilik yapmıyor. Ölçeklenmesinin sebebi de bu.
Bence burada markaların anlaması gereken şey şu:
Yüz kişiye ürün yollarsın, hangisi tutacak diye beklersin. Her video başka şey söyler, hiçbirini tekrar edemezsin.
Her creator aynı iki bölümlü kurguyu izler. Tutan şablon 4.000 kez çoğalır.
Influencer seeding, yüzlerce kişiye ürün gönderip hangisinin tutacağını beklemek değil. 4.000'den fazla creator aynı sistemin içine girdiğinde, ortaya tesadüfi bir viral video değil, ölçeklenebilir bir içerik dağıtım sistemi çıkıyor.
…ve sende nasıl karşılık bulur
Erkam Badanka
Ben Erkam Badanka. EB Digital'da ekibimle birlikte e-ticaret markalarının reklam, kreatif ve büyüme süreçlerini yönetiyorum. Bugün Türkiye ve global pazarlarda markalarla çalışıyor, aylık $400.000+ reklam bütçesi yönetiyoruz.
Meta Ads, kreatif strateji, CRO, Google Ads ve retention süreçlerini birbirinden bağımsız kanallar olarak değil, tek bir büyüme sistemi olarak ele alıyoruz.
EB Digital'ın markaları nasıl analiz ettiğini, reklam ve kreatif süreçlerini nasıl yönettiğini ve büyüme sistemimizin nasıl çalıştığını görmek istiyorsan aşağıdan inceleyebilirsin.
Sistemi Keşfet →
E-ticaret, performans pazarlama ve kreatif strateji üzerine araştırmalar, vaka analizleri ve dokümanlar.
İletişim:
erkam@ebdigital.co
Hızlı Linkler
Yeni Dokümanlardan Haberdar Ol
Meta Ads, kreatif strateji ve e-ticaret üzerine yayınladığım yeni vaka analizleri ve rehberleri e-postana göndereceğim.
(Spam yok. Yalnızca gerçekten paylaşmaya değer yeni içerikler.)
NOT FACEBOOK: This site is not a part of the Facebook website or Facebook Inc. Additionally, This site is NOT endorsed by Facebook in any way. FACEBOOK is a trademark of FACEBOOK, Inc.